26 Kasım 2011

Anlatacaklarım bitmedi devam edeyim istedim...

Bir süredir içsel sessizliğimdeyim. Hani bilirsiniz, bazen insanın öyle zamanları vardır ki her şey üst üste gelir. Ölümler, taşınmalar, misafirler, insanlar..vs hah işte tam olarak öyle bir dönemdeydim. İçimde bir sürü kelimenin biriktiği bir anda, blog açma fikri ile uyandım. İnternet sitem ve diğer bir sürü sanal iletişim ağım varken blog nereden çıktı diyebilirsiniz. Komik gelecek ama oralara sıkışmış hissettim kendimi.


Sanırım bu duygu bu aralar bir yere kaçamamış olmamdan. Geçen gün Nat Geo seyrederken. (Geçen gün dediğime bakmayın zaten toplamda dört kanal seyrediyorum bunlardan üç kanal Nat Geo) Çin deki bir yemek okulundan bahsediyordu. Bir an acaba bir tapınaktaki meditasyon yapan insanlarımı gösteriyorlar yoksa gerçekten yemek okulumu diye duraksadım. O manzara, insanlar, kültürler, yemekler... yine beni benden aldı. Hemen internetten araştırma yapmaya başladım, fiyat, uçak, ücret..vs yetmedi mail atıp iletişime geçmek için ne varsa gerçekleştirdim. Acaba tüm bunları kaç dk içerisinde yaptım bilmiyorum. Bir an valizi toplamamak için kendimi zor tuttum. Hani uyuşturucu bağımlıları vardır ya, elleri titrer. Tam olarak o durumdaydım diyebilirim. 

Sonra camın önüne gelip, yapman gerekenler var ve şimdilik kalmalısın. Söz veriyorum sonrasında nereye istersen seni götüreceğim. Şeklinde bir anlaşmanın imzaları atıldı. Biliyorum ki, içeriyle anlaşma yapmazsanız her şeyi sabote edebilir. Ve bildiğim diğer şey sadece anlaşma yapmak önemli değildir, yaptığınız anlaşmayı eğer gerçekleştirmezseniz işte o zaman başınıza iş almışsınız demektir. Bunu bildiğim için mutlu bir şekilde bu anlaşmaya uydum. Çünkü sonrası benimde hoşuma gidecekti. Ama tabi ülke içerisinde küçük kaçamaklara izin var.  Baktım gidemiyorum en azından beni farklı diyarlara taşıyacak, bir blog açmaya karar verdim. Merak etmeyin yine zayıflama, değişim, farkındalık üzerine bol bol yazılar olacak. Ama farklı olarak çıkarmayı düşündüğüm farklı alanlarda ki kitaplarla ilgili de yazılar olacak. E biraz da gittiğim yolculukları size anlatmak istiyorum. Yaradana ve evrene yükledikleri anlamları, dünyanın bir ucundaki farkındalıkları taşımak istiyorum. Tabi izin verirseniz arada biraz da dertleşmek. Kitapları yazarken de aynı duygu var. Ne garip sanki kimse sizi seyretmiyor ve siz kendi kendinize yazıyorsunuz. Tıpkı bir günlüğe yazar gibi... Valla şuan çin'e gidememenin duygusu bir parça hafifledi... :)

Hepiniz hoş geldiniz...

8 yorum:

  1. Bundan sonra attığınız heradımdan haberdar olucam sevdım bu işi ben :))

    YanıtlayınSil
  2. diğer sanal iletişim araçları arasında sıkışık değildiniz aslıda yasemin hanım sizi bilen genede biliyor..
    yeni blog sayfanızda hayırlı olsun..umarım güzel yazılarınızı her zaman yayınlayıp bizlere ulaşmasına vesile olursunuz..
    her zaman okuduğum gibi pür dikkat okumaya devam edeceğim..
    KONYA dan kucak dolusu sevgiler.. (ÖMER AY)

    YanıtlayınSil
  3. çok iyi düşünmüşsünüz :)
    gamzepes

    YanıtlayınSil
  4. 24 Kasım ben de ani bir kararla blog yazarları arasına katıldım. Heyecanınızı anlayabiliyorum. Slz de hoş geldiniz.:)

    YanıtlayınSil
  5. hımm, harika ! burdan nice güzel paylaşmalar yaşayacağız desenize...

    YanıtlayınSil
  6. hayırlı olsun. çok mutlu oldum.

    YanıtlayınSil
  7. Ben de mutlu oldum, teşekkür ederim:)

    YanıtlayınSil