15 Haziran 2013

Taksim Gezi Parkına Açılan Bir Kapı...





Son günlerde yaşanan olaylar hepimizin canını fazlasıyla sıktı ve mutsuz etti. Herkes kendi tarafından yorumladı olanı biteni. Hiç birimizin sessiz kalamadığı bu dönemde kendi sayfamda yazdığım bazı yazılarımı burada toplamak istedim. İzninizle sizlerle..;)


14.06.2013

Biz değil miydik çocukken teravih namazına gidip anneannemizin, dedemizin dibinde namaz kılmaya çalışan, 19 mayıslarda güzel kıyafetler giyip yüksek seslerle şarkı söyleyen, komşumuzun ırkına bakmadan tabağına koyduğu yemekle ilgilenen... Biz değil miyiz arka sokaktakilere kızdığımızda onlarla kavga yerine ancak maç yapıp sonra terli terli eve gelip liderliği kutlayan, caminin içerisinde koşturan, sokakta garip şiveli bir çocuk olduğunda sadece birkaç soru sorup içimize alan... Ne oldu çocukluk masumiyetimize, ne oldu koşulsuz sevgimize, salçalı ekmeği kim olduğuna bakmaksızın yanımızdaki ile paylaştığımız güneşli çocukluk günlerimize? Büyüdük ve bir siyasetin bir parçası haline mi geldik?




12.06.2013


Tarafımı mı merak ediyorsunuz? Ben, benim hayatıma karışan komşu teyzeyi de hiç bir zaman sevmezdim. Elalem ne der, denilen topluluğu ise hiç haz etmedim. Beni kalıba sokmak isteyen eğitmenlerimle hep kavgalı oldum. Allah'ı bana kalbimden değil kitaplardan tanıtmak isteyen ayetçileri hiç gözüm tutmadı. Ailem bile olsa sorgulamamı engellediklerinde göz yaşları içinde oturup ağladım. Ben hep böyleydim. Neysem onu yapmaya devam ediyorum. 


Şimdi yaşamlarını tutsak gibi yaşayan insanlar biraz düşünsün...


11.06.2013

Hani bir yere misafirliğe gidersin, yatak senin yatağın, düzen senin düzenin değildir ve bir türlü uyuyamazsın ya. Misafirperverlik son noktadadır ama senin yaşamın değildir ve Ayıp olmasın diye her şeye evet der ama içten içe daralırsın ya... 
Karşı tarafın hayatını zerre kadar eleştirmezsin ama kendini evinde gibi hissetmezsin ya...
İşte istemediğiniz özgürlükleri verip size ait olanları elinizden aldıklarında hayatın içerisinde de böyle hissedersin. Başkasının yaşam bicimine saygımız sonsuz ama illa onun gibi yaşamak zorunda olmadığımızı anlayacak bir ideoloji ve siyasi parti lazımdır. Kimseye kimsenin yaşamının empoze edilmek zorunda olmadığı bir gerçeklik lazımdır...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme